Dünyanın İlk Hayvan Hakları Kararnamesi Osmanlı’dan: Fetva ve Fermanlarla Korunan Canlar - KayseriDuysun Dünyanın İlk Hayvan Hakları Kararnamesi Osmanlı’dan: Fetva ve Fermanlarla Korunan Canlar - KayseriDuysun

Dünyanın İlk Hayvan Hakları Kararnamesi Osmanlı’dan: Fetva ve Fermanlarla Korunan Canlar

Osmanlı döneminde yük hayvanlarına eziyet yasaktı, mancacılar sokak hayvanlarını besliyordu, kuş evleri ve vakıflar kurulmuştu

Dünyanın İlk Hayvan Hakları Kararnamesi Osmanlı’dan: Fetva ve Fermanlarla Korunan Canlar
Yazı Boyutu:
100%

Haber: Aydan Yıldırım

Osmanlı döneminde hayvan hakları, fetva ve fermanlarla güvence altına alınmıştı. Bu dönem, günümüz hayvan hakları mücadelesi için ilham verici örneklerle dolu.

osmanli-doneminde-yuk-hayvanlarina-eziyet-yasakti-mancacilar-sokak-hayvanlarini-besliyordu-kus-evleri-ve-vakiflar-kurulmustu

Fetva ve Fermanlarla Gelen Merhamet

2. Bayezid Dönemi Kanunnameleri (1502–1507)

Bursa, İstanbul ve Edirne’deki Kanunnameler’de, yük hayvanlarına merhamet gösterilmesi gerektiği vurgulanıyordu: “Ayağı yaramaz beygiri işletmeyeler. Ağır yük vurmayalar, zira dilsüz canavardırlar.”

III. Murad Dönemi Fermanı (1587)

Yük hayvanlarına aşırı yük bindirilmesi yasaklandı, bakım ve korunmaları emredildi. Bu ferman, dünyada hayvan haklarına ilişkin ilk resmi düzenlemeler arasında kabul ediliyor.

Sokak Hayvanlarının Koruyucuları: Mancacılar

Osmanlı şehirlerinde “mancacı” adı verilen kişiler, sokak hayvanlarının günlük yiyecek ihtiyacını karşılamakla yükümlüydü. Bu görev, hem gönüllülük esasına dayanıyor hem de toplumsal bir sorumluluk olarak görülüyordu.

 Mimari ve Vakıf Desteği

osmanli-doneminde-yuk-hayvanlarina-eziyet-yasakti-mancacilar-sokak-hayvanlarini-besliyordu-kus-evleri-ve-vakiflar-kurulmustuCami ve tekkelerde kediler için özel alanlar oluşturulmuş, kuşlar için ev ve su yalakları yapılmıştı.

Hayvanların bakımı için vakıflar kurulmuş, günlük beslenmeleri sağlanmıştı.

 Kültürel Yansımalar

Osmanlı motiflerinde, kilim ve tezhiplerde hayvan sevgisi sıkça işlenmiş, ölen atlara mezar taşları dikilmiş ve şiirlerle anılmıştır.

Kuşlar ve sokak hayvanları, şehrin ayrılmaz bir parçası olarak görülmüş, toplumda merhamet kültürü yaygınlaştırılmıştır.

Tarih, hayvan hakları mücadelesine kültürel ve hukuki bir derinlik kazandırıyor. Osmanlı örnekleri, insanlara hayvanlara merhamet gösterme konusunda hem vicdani hem de hukuki bir perspektif sunuyor. Bugün hayvanlara zulmedenler için tarih ders niteliğinde bir hatırlatma niteliği taşıyor. Umarım her sözünde Osmanlı Torunu olduğunu belirten insanımız, hayvanlara merhamette de Osmanlı kadar vicdanlı olabilir.

Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!