Bediz Doğan Anlatıyor... BÜLENT ERSOY'U KİMLER TOKATLADI
Duayen gazeteci Bediz Doğan, yıllar sonra kimsenin bilmediği o geceyi anlattı. Bülent Ersoy'un üvey babasının trafik kazasında hayatını kaybettiği haberini sahne aldığı Çakıl Gazinosu'nda kendisinin verdiğini söyleyen Doğan, morgda yaşanan dramı ve perde
Bediz Doğan Anlatıyor
Gazetecilik...
Sadece haber yazmak değildir.
Bazen bir insanın hayatındaki en ağır haberi vermektir.
Bazen gözyaşının tam ortasında objektifinizi bırakıp insan olmaktır.
Yıllar önce unutamadığım böyle bir gün yaşadım.
Bülent Ersoy'un babası Cahit Poyraz trafik kazasında hayatını kaybetmişti.
Haberi alır almaz doğruca Bülent Hanım'ın o gece sahne aldığı Çakıl Gazinosu'na gittik.
Haberi ilk ulaştıran gazetecilerden biriydik.
O an yaşadığı acıyı tarif etmek kolay değil.
Ama daha da şaşırtıcı olan şuydu...
Babasının cenazesi henüz İstanbul'a getirilmemişti.
Ve Bülent Hanım, bütün acısına rağmen o gece sahnesine çıktı.
İnsanlar onu alkışladı.
Şarkılar söyledi.
Kimse sahnedeki sanatçının yüreğinde nasıl bir fırtına koptuğunu bilmiyordu.
Program biter bitmez hastaneye gittik.
Cenaze morgdaydı.
Doktor, Bülent Hanım'ı içeri aldı.
Yanında biz de vardık.
Kazanın nasıl gerçekleştiğini anlatıyordu.
"Boru ensesinden girmiş... Ölüm anında gerçekleşmiş..." dedi.
Doktor, başının arka kısmını gösterdiği anda Bülent Hanım'ın rengi değişti.
Bir anda yere yığıldı.
Onu tutmaya çalışırken üzerime düştü.
O anı bugün bile unutamam.
Yanımızda meslektaşım Derya Yolyapan da vardı.
İkimiz birden onu ayıltmaya çalışıyorduk.
Yüzüne su...
Tokatlar...
Dakikalar bize saatler gibi geldi.
Sonunda gözlerini açtı.
O gece yaşananlar, belki televizyon ekranlarına hiç yansımadı.
Biz ise hemen haber merkezine koştuk.
Top Secret programına görüntüleri yetiştirdik.
Milyonlar haberi izledi.
Ama perde arkasında yaşanan o dramı yalnızca orada bulunanlar biliyordu.
Hayat bazen gazeteciye sadece haber yazdırmaz...
Acının da tanığı yapar.
Bir ayrıntıyı da paylaşmak isterim.
Bülent Hanım'ın hayatını kaybeden kişi öz babası değildi.
Üvey babasıydı.
Ama onu öz babasından ayırmazdı.
Aralarındaki sevgi bağı gerçekten çok güçlüydü.
Ben de onu yakından tanıma fırsatı bulan gazetecilerden oldum.
Hafta Sonu Gazetesi'nde çalışırken üvey babası benim şefimdi.
Bülent Hanım hakkında haber yapacağımız zaman çoğu kez kendisine bilgi verirdik.
Hiçbir zaman gazetecilere baskı kurmazdı.
Aksine;
"Gazetecisiniz... Haber yapmakta özgürsünüz." derdi.
Bu yaklaşımını hiç unutmadım.
Bülent Hanım'ın yurt dışından Türkiye'ye dönüş haberlerini de ben yaptım.
İlk kez kadınlar hamamına gittiğinde Taksim'deki o haberi de ben takip ettim.
Tenis kortundaki ilk görüntülerini de yine ben çektim.
Yıllar boyunca birçok haberinde bulundum.
Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim...
Bülent Ersoy kendisine son derece özen gösteren, disiplinli, kaliteli ve bulunduğu yere değer katan bir sanatçıdır.
Gazetecilik bana binlerce haber yazdırdı.
Ama bazı haberler vardır ki...
Aradan yıllar geçse de insanın hafızasından hiç silinmez.
Bülent Ersoy'un babasının ölüm haberini verdiğimiz o gece...
İşte onlardan biridir.
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!