ASAYİŞ · GÜNDEM

Duayen Gazeteci BEDİZ DOĞAN Yazdı! O Haberleri Ben Yaptım… Ama Gerçeği Şimdi Anlatıyorum

Duayen gazeteci Bediz Doğan, yıllar sonra magazin dünyasında hafızalara kazınan Ahu Tuğba–Zeki Müren haberinin perde arkasını anlattı.

Duayen Gazeteci BEDİZ DOĞAN Yazdı! O Haberleri Ben Yaptım… Ama Gerçeği Şimdi Anlatıyorum
Yazı Boyutu:
100%

Son günlerde sosyal medyada yine yıllar önce yaptığımız magazin haberleri dolaşıyor. Özellikle de "Ahu Tuğba ile Zeki Müren nişanlandı" iddiası yeniden gündeme getiriliyor. O haberleri görenler, hiçbir araştırma yapmadan birbirlerinden alıntılayarak sanki yaşanmış bir olaymış gibi yazıyor.


Artık gerçeği anlatmanın zamanı geldi.

Çünkü o haberi yapan gazeteci benim.

35 yıllık gazetecilik hayatım boyunca sayısız habere imza attım. Dönemin magazin gazeteciliğinde bugün genç meslektaşların yabancı olduğu bir gerçek vardı. O yıllarda "reklam haberi" ya da halk arasında kullanılan adıyla "asparagas" haberler yapılırdı. Bunlar çoğu zaman sanatçıların gündemde kalmasını sağlamak amacıyla hazırlanırdı. Bugünün sosyal medya dünyasında nasıl gündem oluşturuluyorsa, o günün gazeteciliğinde de farklı yöntemler uygulanıyordu.

Ahu Tuğba ile Zeki Müren haberi de bunlardan biriydi.

O dönem Hafta Sonu Gazetesinde çalışıyordum.. Maksim Gazinosu'nda üvertür olan Ahu Tuğba'yı tanıyordum. Aynı dönemde Zeki Müren sahneyi bırakmıştı. Valentino Gece Kulübünde kendine ait bir masası vardı ve oraya eğlenmeye gelirdi. Diğer sanatçılar ve hayranları sırf Zeki Müren oraya geliyor diye Valentino' ya O'nu görmek için gelirlerdi. 

Ahu Tuğba'yı Zeki Müren ile tanıştıran kişi bendim. Amacım Ahu Tuğba'yı ön plana çıkarmaktı. 

İlk buluşmalarında Zeki Müren, Ahu Tuğba'nın konuşma tarzını pek beğenmedi. Hatta bu haberden tamamen vazgeçmek istedi. Ben ise kendisine, "Paşam, bana bir hafta izin verin. Genç kızla konuşayım." dedim.

Bir hafta boyunca Ahu Tuğba'ya Zeki Müren'in nasıl bir insan olduğunu anlattım.

"Paşamız saygıyı sever. Fazla samimiyetten hoşlanmaz. Konuşurken dikkatli ol." diye öğüt verdim.

Tekrar bir araya geldiklerinde sohbet çok daha sıcak geçti. Zeki Müren de "Olur." dedi.

Valentino' da Fotoğraflar çekildi.

Sadece birlikte otururken değil, eve girerken de görüntü almamız gerektiğini söyledim. Böylece "Paşanın genç sevgilisi" başlığıyla haberimizi hazırladık. Merhum Zeki Müren'in Etiler'deki evine Ahu Tuğba ile girerken resimlerini çektim.

Dikkat edin...

Genç sevgilisi.

Hiçbir zaman "nişanlandı" diye haber yapmadık.

Aradan yıllar geçti. Rahmetli Ahu Tuğba'nın katıldığı bir televizyon programında "Nişanlandık." şeklindeki sözleri gündeme geldi. Hatta yıllardır Zeki Müren'in taktığı yüzüğü taşıdığını da söyledi.

Fakat gerçek şu ki...

Zeki Müren, Ahu Tuğba'ya hiçbir zaman nişan yüzüğü takmadı.

Ortada resmi ya da gerçek bir nişan yoktu.

Bu, tamamen magazin dünyasının o günkü reklam anlayışı içerisinde oluşturulmuş bir çalışmaydı.

Ne yazık ki bugün birçok internet sitesi ve sosyal medya hesabı, araştırma yapmadan bu olayı "Zeki Müren ile Ahu Tuğba nişanlandı." diye aktarmaya devam ediyor.

Oysa doğru bilgi farklıdır.

Haber sevgili haberiydi.

Nişan haberi değildi.

Benzer bir çalışmayı daha sonra İzmir Enternasyonal Fuarı sırasında Ferdi Özbeğen ile Ahu Tuğba için de yaptık.

Bu kez reklam çalışmasını biraz daha büyüttük.Ahu Tuğba ile Ferdi Özbeğen i nişanladık.

Ancak insanların buna inanmasının zor olacağını düşündüğümüz için dönemin örnek çifti Hülya Koçyiğit ile Selim Soydan'dan ricada bulunduk. Yüzükleri onların takmasını istedik.

Burada altını çizmek istediğim önemli bir ayrıntı var.

Hülya Koçyiğit'in bunun tamamen reklam amaçlı hazırlanmış bir çalışma olduğundan haberi yoktu.

Ferdi Özbeğen ise başlangıçta bu fikri kabul etti. Bir süre sonra ise bana, "Artık bu konuyu kapatalım." dedi.

Biz de magazin haberini bu kez "Ahu Tuğba nişanlısını aldattı, nişan bozuldu." şeklinde devam ettirdik.

Bugün bunları anlatmamın nedeni geçmişi övmek değil.

Tam tersine...

Gazetecilikte hafızanın ne kadar önemli olduğunu hatırlatmaktır.

Arşivlere bakmadan, dönemin tanıklarına ulaşmadan, tek bir kaynağın sözünü kesin gerçek kabul ederek haber yapılmamalıdır.

Çünkü yıllar geçiyor, olaylar efsaneye dönüşüyor, efsaneler de zamanla gerçek sanılıyor.

Ben o dönemin tanığıyım.

O haberlerin de yazarıyım.

Bu nedenle bir kez daha açıkça söylüyorum:

Ahu Tuğba ile Zeki Müren hiçbir zaman nişanlanmadı.

Zeki Müren, Ahu Tuğba'ya hiçbir zaman nişan yüzüğü takmadı.

Gazetelerde yer alan haber, dönemin magazin anlayışı içinde hazırlanmış reklam amaçlı bir sevgili haberiydi.

Gerçek budur.

Ve bazen, en doğru haberi yıllar sonra yazmak gerekir.

Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!