Aydan Yıldırım'ın Kaleminden Köşe Yazısı! DİN TERCİH, IRK KADERDİR! BEN TÜRKÜM

KÖŞE YAZARLARIAydan Yıldırım'ın Kaleminden Köşe Yazısı! DİN TERCİH, IRK KADERDİR! BEN TÜRKÜM — haber görseli

Gazeteci Aydan Yıldırım: Türk kimliğini bir dinin ya da mezhebin sınırlarına hapsetmeye kimsenin hakkı yoktur.

Türkler Müslümanlığı kabul etti diye Arap olmadı! Türk, Türk olarak kaldı. İnancını benimsediği dinin gereklerini kendi kültürüyle, töresiyle, gelenekleriyle harmanlayarak yaşadı. Çünkü bir milletin kimliği, yalnızca inandığı din üzerinden tanımlanamaz.

Bugün birilerinin Türk kimliğini dini inanç üzerinden tarif etmeye, hatta sınırlandırmaya çalıştığını görüyoruz. Peki, bu ne kadar doğru? Bir insanın dini farklıysa soydaşımız olmaktan mı çıkar?

Dünya üzerinde milyonlarca Türk yaşıyor. Türk topluluklarının arasında Müslüman olanlar da var, Hristiyan olanlar da, Yahudiliği benimseyenler de, eski Türk inancı Gök Tanrı geleneğini yaşatanlar da... Müslüman Türklerin kendi içerisinde Sünni ve Şii mezheplerine mensup olanları da bulunuyor.

Şimdi soruyorum: İran'da yaşayan milyonlarca Türk'ün mezhebi Türkiye'deki çoğunluğun mezhebinden farklı diye onlardan vaz mı geçeceğim? Rusya Federasyonu içerisindeki özerk Türk cumhuriyetlerinde yaşayan, farklı dinlere mensup Türk kardeşlerimi inançları farklı diye soydaşım olmaktan mı çıkaracağım?

Elbette hayır!

Benim için soydaşlık, yalnızca aynı dine inanmakla ölçülecek bir bağ değildir. Ortak tarih, dil, kültür, köken ve aidiyet duygusu da bu bağın temel taşlarıdır.

Peki, neden din söz konusu olduğunda kardeşlikten söz edilirken, soydaşlık söz konusu olduğunda dini farklılıklar bir ayrışma gerekçesine dönüştürülüyor?

Bir tarafta din bağı üzerinden insanları birbirine kardeş ilan ediyoruz. Diğer tarafta aynı kökten gelen, aynı tarihin izlerini taşıyan insanları dini inançları farklı diye birbirimizden uzaklaştırıyoruz.

Bu nasıl bir akıl ve mantıktır?

İnsanlar inançlarını seçebilir. Müslüman olabilir, Hristiyan olabilir, Yahudi olabilir ya da başka bir inancı benimseyebilir. İnanç, insanın vicdanıyla ve tercihiyle ilgilidir. Kimsenin bir başkasına hangi dine inanacağını, inancını nasıl yaşayacağını dayatma hakkı yoktur.

Türkler Müslümanlığı kabul ettiğinde kendi töresini, kültürünü ve kimliğini bir kenara bırakmadı. İslamiyet'i kendi tarihsel ve kültürel birikimi içerisinde yaşadı. Türk dünyasının farklı coğrafyalarında yaşayan toplulukların inançları da tarih boyunca farklılık gösterdi.

Bu farklılıklar bizi birbirimize düşman etmek yerine birbirimizi daha iyi anlamamıza vesile olmalı.

Benim itirazım dine değil, dinin bir milleti tanımlamak ve diğer soydaşlarından ayırmak için kullanılmasına.

Bir insanın inancına saygı duymak başka, onun inancını kendi kimliğinin tek ölçüsü haline getirmek başkadır. Herkesin inancı kendisine aittir. Ancak ortak köklerimizi, tarihimizi ve kültürümüzü bir mezhep tartışmasının içine hapsetmek doğru değildir.

Ben her zaman şu düşünceyi savundum ve savunmaya devam edeceğim:

Din tercih, ırk kaderdir!

Allah'ın bana verdiğine inandığım kimliğimden, köklerimden, tarihsel aidiyetimden ve Türk dünyasının ortak mirasından inancımın farklı olduğu gerekçesiyle vazgeçmem.

Benim soydaşımın hangi dine inandığına bakarak ona sırtımı dönmem. Çünkü kardeşlik, herkesi birbirinin aynısı yapmak değildir. Farklılıklarla birlikte ortak değerleri koruyabilmektir.

Unutmayalım; Türk dünyası tek bir mezhepten, tek bir inançtan ve tek bir coğrafyadan ibaret değildir.

Türk kimliğini bir dinin ya da mezhebin sınırlarına hapsetmeye kimsenin hakkı yoktur.

Çünkü insan inancını seçebilir ama nereden geldiğini, hangi tarihin ve kültürün mirasçısı olduğunu bir tartışmanın konusu haline getirmek başka bir meseledir.

Aydan Yıldırım
Gazeteci – Ekonomist
Perde Arkası

    Aydan Yıldırım'ın Kaleminden Köşe Yazısı! DİN TERCİH, IRK KADERDİR! BEN TÜRKÜM | Kayseri Duysun