ASAYİŞ · GÜNDEM

Gazeteci AYDAN YILDIRIM'dan Kaşif Kozinoğlu Dosyası... KURTLAR VADİSİ'NDEKİ BENZERLİK TESADÜF MÜ? 2.Bölüm

Gazeteci Aydan Yıldırım'dan Araştırma Yazısı

Gazeteci AYDAN YILDIRIM'dan Kaşif Kozinoğlu Dosyası... KURTLAR VADİSİ'NDEKİ BENZERLİK TESADÜF MÜ? 2.Bölüm
Yazı Boyutu:
100%

VE DOSYANIN EN YENİ, EN ÇARPICI GELİŞMESİ

Şimdi gelelim 27 Eylül 2026'ya.

Kozinoğlu soruşturması kapsamında daha önce gözaltına alınan eski cezaevi kampüs doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer 10 Eylül'de gözaltına alınmış, daha sonra yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmıştı.

27 Eylül'de ise evinde hayatını kaybetti.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Burada özellikle dikkatli olmak gerekiyor.

Turgay Tamer'in ölümünün Kozinoğlu'nun ölümüyle bağlantılı olduğu şu an için kanıtlanmış değildir.

Bu iki olay arasında bağ kurmak için resmi soruşturmanın sonucunu beklemek gerekir.

Ancak gazetecinin soracağı soru bellidir:

Kozinoğlu dosyasında şüpheli sıfatıyla işlem gören bir kişinin, soruşturmanın ortasında hayatını kaybetmesinin ölüm nedeni nedir?

Bu sorunun cevabını otopsi ve soruşturma verecek.


PEKİ KAŞİF KOZİNOĞLU NEDEN ÖLMÜŞ OLABİLİR?

İşte dosyanın en zor bölümü burası.

Bugün eldeki bilgilerle kesin bir cevap vermek mümkün değil.

Fakat soruşturmanın baktığı ihtimalleri ortaya koyabiliriz.

1. Doğal ölüm ihtimali

2012'deki soruşturmanın sonucu buydu.

O dönemki değerlendirmelerde ölümün kalp-damar rahatsızlığına bağlı olduğu kabul edilmiş ve dosya takipsizlikle kapatılmıştı.

Bu nedenle “Kozinoğlu kesin öldürüldü” demek mevcut hukuki durum açısından doğru değildir.


2. Cezaevindeki müdahalede gecikme ihtimali

İkinci ihtimal:

Kozinoğlu rahatsızlandığında gerekli müdahale zamanında yapıldı mı?

Acil çağrıdan sonra görevli personel ne yaptı?

Sağlık ekibi ne zaman müdahale etti?

Ambulans süreci nasıl gerçekleşti?

Hastaneye ulaşana kadar geçen sürede neler oldu?

İşte soruşturmanın önemli bölümlerinden biri bu.


3. Kasten öldürme ihtimali

Yeni soruşturmanın en ağır başlığı bu.

Bazı kişiler hakkında “kasten öldürme” veya “kasten öldürmeye azmettirme” suçlamaları yöneltildi.

Fakat suçlama ile kesinleşmiş suç arasında büyük fark var.

Bugün için cinayet hükmü verilmiş değil.


4. Azmettirme ihtimali

Enver Altaylı ve Bayram Özbek hakkında dosyaya yansıyan en ağır iddialardan biri de azmettirme.

Burada soruşturmanın cevaplaması gereken soru şu:

Kozinoğlu'nun ölümünü isteyen veya bu yönde bir irade ortaya koyan biri var mıydı?

Varsa:

Neden?

Kozinoğlu ne biliyordu?

Kimin için tehdit oluşturuyordu?

Ve bu tehdidin ortadan kaldırılması yönünde bir plan var mıydı?

Şimdilik bunların hiçbirinin kesin cevabı yok.


KOZİNOĞLU NE BİLİYORDU?

Bence dosyanın en önemli sorularından biri bu.

Çünkü Kozinoğlu sıradan bir tutuklu değildi.

Uzun yıllar istihbarat teşkilatında görev yapmıştı.

Devlet içindeki operasyonlara ilişkin bilgileri olabilecek bir isimdi.

Üstelik Odatv soruşturmasında kendisine yöneltilen suçlamalar da çeşitli gizli bilgilerle bağlantılıydı.

Kendi savunmasında ise hakkındaki suçlamaları reddediyor ve kendisine yönelik bir kumpastan söz ediyordu.

Dolayısıyla araştırılması gereken soru şudur:

Kozinoğlu'nun sahip olduğu bilgiler, tutuklanması ve ölümü arasında bir bağlantı var mıydı?

Bu bağlantı bugün için kanıtlanmış değildir.

Ama yeni soruşturmanın neden bu kadar genişlediğini anlamak açısından önemli bir sorudur.


KURTLAR VADİSİ'NDEKİ BENZERLİK TESADÜF MÜ?

İşte kamuoyunun en çok merak ettiği başlıklardan biri.

Dizide “Kazım Kaşifoğlu” karakteri...

İstihbarat dünyası...

Cezaevi...

Tehdit...

Ve gerçek hayattaki Kozinoğlu'nun ölümünden kısa süre önce yayınlanan bölümler...

Sonrasında karakterin ölüm biçimi...

Bu benzerliklerin tamamı soruşturma makamlarının dikkatini çekmiş durumda.

Ama gazetecilik burada da bize şunu söylemeli:

Benzerlik başka şeydir, delil başka.

Savcılığın senaristleri ve oyuncuları dinlemesi, dizinin senaryo sürecini incelemesi ve Bayram Özbek'in senaryoya müdahil olduğunun ileri sürülmesi, bu bağlantının soruşturma bakımından önemsendiğini gösteriyor.

Fakat bu durum tek başına Kozinoğlu'nun öldürüldüğünü kanıtlamaz.


ASIL DÜĞÜM: 15 YIL ÖNCE NEDEN FARKLIYDI, BUGÜN NE DEĞİŞTİ?

Bana göre dosyanın kalbi tam burada.

2012 yılında:

Kamera kayıtları incelendi.

Tıbbi belgeler incelendi.

Cezaevi personeli dinlendi.

Jandarma personeli dinlendi.

Sağlık çalışanları dinlendi.

Koğuş arkadaşları dinlendi.

Eşi dinlendi.

Ve dosya kapandı.

2026'da ise:

Takipsizlik kaldırıldı.

Yeni soruşturma ekibi kuruldu.

Mezar açıldı.

Cezaevi personeli yeniden araştırılıyor.

Sağlık çalışanları soruşturuluyor.

Dönemin savcıları tutuklanıyor.

Koğuş arkadaşları gözaltına alınıyor ve ev hapsine alınıyor.

Gazeteciler soruşturuluyor.

Enver Altaylı tutuklanıyor.

Kurtlar Vadisi senaryosu inceleniyor.

Bayram Özbek tutuklanıyor.

Ve soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan Turgay Tamer daha sonra evinde ölü bulunuyor.

İşte bütün bu gelişmelerin ortasında sorulması gereken soru çok net:

2012'de bilinmeyen neydi?

Ve daha önemlisi:

2026'da ortaya çıkan yeni delil ne?


SON SÖZ: BU DOSYANIN SENARYOSUNU DEĞİL, GERÇEĞİNİ ARAMAK GEREKİYOR

Kaşif Kozinoğlu dosyası bugün Türkiye'nin en dikkat çekici yeniden açılan soruşturmalarından biri haline gelmiş durumda.

Fakat bu dosyada çok kolay bir hata yapılabilir.

Kurtlar Vadisi'ndeki bir sahne görülür ve “cinayetin kanıtı” denir.

Bir kişinin tutuklanması görülür ve “suçlu” denir.

Bir koğuş arkadaşının gözaltına alınması görülür ve “öldürmeye yardım etti” denir.

Bir doktorun ölümü görülür ve “dosyayla bağlantılı” denir.

Bunların hiçbiri, mahkeme kararı olmadan kesin gerçek olarak yazılamaz.

Gazetecinin görevi ise tam burada başlıyor.

Soruları sormak...

Belgeleri takip etmek...

Çelişkileri göstermek...

Yeni delilleri araştırmak...

Ve kimsenin yerine hüküm vermemek.

Çünkü bu dosyada artık tek bir soru yok.

Birbiriyle bağlantılı onlarca soru var.

Kaşif Kozinoğlu 12 Kasım 2011'de gerçekten neden öldü?

Cezaevinde müdahale gecikti mi?

Ambulans sürecinde kritik bir hata yapıldı mı?

Koğuşunda son saatlerinde neler yaşandı?

2012'deki soruşturma doğru mu yürütüldü?

Neden yıllar sonra dönemin savcıları da soruşturmanın içine girdi?

Kozinoğlu'nun bildiği bilgiler ölümünde rol oynadı mı?

Enver Altaylı hakkında ileri sürülen azmettirme iddiasının dayanağı ne?

Kurtlar Vadisi'ndeki “Kazım Kaşifoğlu” karakteri gerçek olaylardan ne kadar etkilendi?

Bayram Özbek'in senaryo sürecindeki rolü neydi?

Koğuş arkadaşları neden 15 yıl sonra şüpheli konumuna geldi?

Ve son olarak... Turgay Tamer'in ölümü gerçekten neden gerçekleşti?

Şimdilik bu soruların tamamının cevabı elimizde yok.

Ama artık bir şey kesin:

Kaşif Kozinoğlu dosyası kapanmış bir dosya değil.

15 yıl sonra yeniden açıldı.

Ve bu kez dosyanın kapağından yalnızca bir ölüm çıkmadı.

Bir dönemin cezaevi kayıtları...

İstihbarat dünyası...

Savcılar...

Sağlık çalışanları...

Gazeteciler...

Koğuş arkadaşları...

Kurtlar Vadisi...

Eski emniyetçiler...

Ve yeni ölümler...

aynı soruşturmanın içinde buluştu.

Şimdi gerçeğin ortaya çıkması için gereken tek şey var:

Delillerin konuşması.

Çünkü yıllar geçebilir.

Belgeler eskimez.

Sorular unutulabilir.

Ama gerçek, gerçekten varsa, bir gün mutlaka karşısına çıkar.

Gazeteci Aydan Yıldırım

Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!